Üçüncü tekil sahis

zaman kadınının, gönlünün efendisine;sevgisini,saygısını eleveren bembeyaz kolalı örtülerine leke düştüğünde içi nasıl ezilir bilirmisin? meğine kara sürülmüştür kadınlığına utanç.

o beyazı korumak için sodalar kaynatıp kolalar ezerken sevdiğinin ellerini düşünmüştür yalnızca,asla kirli elleri değil.yazık!onca emek ürünü beyaza kara çalacak biri nedense hep çıkar.ve beyazın kirlenmeye ne denli yatkın olduğunu öğretir bir çırpıda!

fikrimde ne çok kıskandım o birini!ona koştuğun gecelerde yollarına dökülmüş hangi çiçekler hızlandırıyordu adımlarını kimbilir!gün boyu uçuşan şehir tozlarının bile çalamadığı teninin terinin ıtırlı kokusuna bulanmayı haketmek için hangi gizemli sularla yıkıyordu bedenini?

rakılarına mezeler yaratmakta hünerli olmalıydı muhakkak. mezelere; şarkılar, şiirler, mum ışıkları da katıyor muydu?ya sen;nasıl katılıyordun bütün bu şölene?beni hatırlıyor muydun hiç?yoksa o unutturabilmiş miydi beni sana?o eski zamanlara bayrak dikebilecek kadınlardan biri miydi?

beynim adını bile bilmediğim o kadına,sana yakıştırabildiğim bir şekil verme çırpınışlarıyla beni kıskançlıktan deliye döndürüyordu.kendisenaryolarıma ağladım geceler dolusu!

beni unutturabilecek bir kadın yükledim düşlerime.sen o kadına gittin! kapıda uçuşan ipekler içinde karşıladı seni. sofrasına oturdun! rakılarına çiçekler attı! yatağına girdin! kadınlığımı bir anıt gibi kazıdığım teninle sardın sarmaladın onu! geceler dolusu öldüm!

kendini benden çalıp, aşk tanrılarına adanan bir kurban gibi onun sunağına yatırmanı onaylayabilmek için tepeden tırnağa kadın, tepeden tırnağa aşk bir rakip yarattım kendime! seni geri alabilmek için; yüreğim bütün ters akan sulara küreksiz dalmaya hazırdı!

kadın, kanımı zehirliyor! havamı, suyumu zehirliyor! ölümüm seni ona miras bırakacak! tarifim mümkün değil!

düşler hiç ölmez bilir misin sen?

ilk gün ışıklarıyla dua ettim o kadının düş kimliği bitsin diye. kendisi olup çıksın karşıma. hayal gücümün doruklarından bana gülümsemesine dayanamıyorum.gözlerinde bir üzüm salkımının tüm renklerini mi barındırıyor? denizleri mi? gökyüzünü mü?

onun şiirini okumak istiyorum! onu bakmak istiyorum! asırlık yaşamlardan damıtılmış özünün hangi iz düşümünü buldun o ayna da?

sizi gördüm! eğildi, dudakları iki kaşın ortasına saplanan bir kurşun gibi öptü alnını!

sizi gördüm! tozlu, puslu, yağlı bir yağmurla ıslanmış, eskimiş boyaları, ensesinde kurumuş, çürümüş havuç rengini alan kirli ve dağınık saçları alnına düştü! kına artığı, donuk kızıllığı kan gibi bulaştı her yanına!

sizi gördüm! o kadın eğilip öptü alnını! gözlerinde bu dokunuşu reddeden bir duygu aradım! sevgime bir koltuk değneği arar gibi! seni arar gibi!

sizi gördüm! aradıklarımın hiç birini bulamadım bakışlarında! sessizce eğilip yüreğimin zeminine düştün!

sizi gördüm! yaşını anlatan ağaç kabukları gibi, miadını eleveren harelenmiş bluejeaninin, bedeninin ısısıyla buharlaşıp, kadınlık utancı gibi genzime oturan kokuşmuşluğu ile dokundu sana! hayır demedin!

sizi gördüm! olimpostan kovulup, dağın yedinci zirvesinden aşağıya atılan bir tanrı gibi düştün ayaklarımın dibine!

kadının! düş kırıklığımın üçüncü tekil şahsı; senin efsaneni yağlı kızıl kınalarıyla yok etti! beden atığı kokulu bluejean ipliğiyle yepyeni bir ten dokudu sana! yepyeni bir sen yarattı! asla sevemeyeceğimsin! bütün sevişmişliğimle yabancısın artık!

düşlerimden pılını pırtını toparlayıp, hırsız adımlarla dışarıya süzülen sevgili üçüncü tekil şahıs; seni öylesine abartıp, hiç haketmediğin kıskançlık oklarıma hedef tahtası yaptığım için beni affet! işin güçtü! benim gibi; aldanmışlığına dirençli bir sevda inatçısına, gerçeğin boy aynası oldun!

ve sen! artık ona armağanımsın. çünkü birbirine benzeyen insanlar birbirini bulur. demek ki, çok değişmişsin ve benden gökyüzleri kadar uzaksın. bu yüzden artık o kadar çok acı çekmiyorum.
çünkü biliyorum ki; o sana beni unutturamaz. çünkü biliyorum ki; o bana seni unutturabilir. çünkü biliyorum ki; o kirli bir yağ huzmesi gibi gördüğüm kadının öptüğü sen, benim sevdiğim sen değilsin. ben o ıtır kokulu tenli, ve beni seven erkeğime hala aşığım. sana değil!

üçüncü tekil şahsa teşekkürlerimle… beni bir illüzyondan kurtardı. mutlu olun tek duam……

Bir önceki yazımız olan Ask ta önsöz başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*